5 Kasım 2013 Salı
13 Ekim 2013 Pazar
1 Ekim 2013 Salı
www.esrakizirgokcen.net sayfamdaki yeni eklediğim çalışmalarımdan...
Ampul Balığı...
Nasıl avlandığını biliyor muydunuz?
Dev ağzını açıp kamufle olarak bekler, yem olabilecek küçük balıkları gördüğünde başının üzerindeki fenerini yakar. Işığa gelen küçük balıklar yakına geldiğinde ağzını kapatır. Tanıdık bir numara!
Nasıl avlandığını biliyor muydunuz?
Dev ağzını açıp kamufle olarak bekler, yem olabilecek küçük balıkları gördüğünde başının üzerindeki fenerini yakar. Işığa gelen küçük balıklar yakına geldiğinde ağzını kapatır. Tanıdık bir numara!
2010 yılında kağıt üzerine çini mürekkebi ile çalıştığım desen 20x30cm boyutunda.
Olduğundan farklı gözükerek, kandırarak nemalananlara ithaf ediyorum!
1 Mayıs 2013 Çarşamba
İlk kez gerçekleştirilen All Arts İstanbul fuarının ardından
All Arts İstanbul 2013 Sanat Fuarı ilk kez bu yıl
18 - 21 Nisan tarihleriarasında İstanbul Kongre Merkezinde gerçekleşti.
Nerkiz Akçura, Nazan Kuşçu ve ben (Esra Kizir Gökçen) Marjinart Sanat Galerisi
ile 106 numaralı standda katılımcılar arasındaydık.
Beş kişilik ekibimiz sanatçıların dışında Marjinart galeri kurucusu sevgili Handan Terzioğlu ve sevgili Gülbin Camcıoğlu'ndan oluşuyordu.
Geleneksel ve gelenekli sanatların çağdaş sanatlarla birarada sergilenmesi pek çok tartışma yarattıysa da fuarın tecrübeli bir ekip tarafından gerçekleştirildiği hissediliyordu. Fuarda geleneksel ve modern sanatların yanı sıra antikalar ve ilk kez sergilenen koleksiyonlar bulunması da izleyicilerin ilgisini arttıran ögeler oldu.
Değerli misafirlerimiz arasında pek çok sanat insanı, değerli hocalarımız
ve Sayın Cumhurbaşkanımız ile eşi de bulundular.
Prof. Dr. Hüsamettin Koçan fuar etkinlikleri kapsamındaki konferansında, çağdaş sanatın gelenekselin temeli üzerine inşaasının nasıl özgün sonuçlara ulaşabileceğini anlattı."Anadolu bir gelenekler zincirinin toplamıdır." diyen Koçan, "Gelenek denen şey bize tahakküm etmez, bize zemin hazırlar. Gelenek çağın imkanları ve yorumlarıyla devam etmeli..." diye sözlerine devam etti. Koçan, Baksı Müzesi'nin kuruluş amaçlarını ve kendi eserlerinin tarih boyunca Anadolu geleneklerinden aldığı etkileri de anlattı.
Prof. Koçan, All Arts İstanbul Sanat Fuarı ile ilgili olarak; Sınırı kaldırırsanız heryer sizin olur. All arts sanatlararası sınırları kaldıran bir organizasyon oldu yorumunu yaptı.
Prof. Koçan, All Arts İstanbul Sanat Fuarı ile ilgili olarak; Sınırı kaldırırsanız heryer sizin olur. All arts sanatlararası sınırları kaldıran bir organizasyon oldu yorumunu yaptı.
Soldan sağa; Nerkiz Akçura, Hüsamettin Koçan, Esra Kizir Gökçen, Handan Terzioğlu.
Baksı Müzesi ile komşu standlarda yeraldık...
Bubbles serisinden 4 tuvalimle katıldığım fuarda yeralan çalışmalarım...
Bubbles 28, tuval üzerine karışık teknik, 120x140cm, 2012
Bubbles 29, tuval üzerine karışık teknik, 120x140cm, 2012
Bubbles 30, tuval üzerine karışık teknik, 140x200cm (diptik), 2012
Bubbles 31, tuval üzerine karışık teknik, 120x140cm, 2012
15 Nisan 2013 Pazartesi
All Arts İstanbul Sanat Fuarı'ndayız...
MARJİNART GALLERY ile NERKİZ AKÇURA, NAZAN KUŞÇU ve ESRA KİZİR GÖKÇEN İstanbul’un Yeni Sanat Fuarı, ALL ARTS ISTANBUL’da…
Bugünle geçmiş arasındaki köprüde buluşma…
İstanbul Kongre Merkezi Fuar alanında 18 - 21 Nisan 2013 tarihleri arasında ilk kez sanatseverlerle buluşacak olan All Arts Istanbul fuarı, sanat dünyasında geçmiş ve güncel, geleneksel ve modern tüm üretimi kuşatacak ve kavrayacak; klasik Türk sanatları, antika, modern sanat örnekleri ile İstanbul’un ve bölgenin sanat hayatına farklı bir boyut getirecek. Fuara, Nerkiz Akçura, Nazan Kuşçu ve Esra Kizir Gökçen de Marjinart Gallery ile katılıyorlar.
Marjinart Gallery, fuara minyaturün çağdaş yorumları ile Nerkiz Akçura, çağdaş modern çalışmalarıyla Esra Kizir Gökçen ve Nazan Kuşçu ile katılıyor:
Nerkiz Akçura, Geleneksel tarz ile sanat hayatına başladı. 1999 yılından beri de klasik minyatürün temel özelliklerinden uzaklaşmadan yorumladığı çağdaş resim çalışmaları ve özgün kompozisyonları ile dikkat çekiyor. Son dönem çalışmalarında yoğunlukla Osmanlı saray yaşamının törensel öğelerine odaklanarak müzik ve dans konularını işlemektedir.
Esra Kizir Gökçen, sürreal ve dışavurumcu yaklaşımıyla insan benliği ile sosyal yaşam arasındaki ilişkiyi irdelediği tablolarında, doğadan aldığı kesitleri yorumlayarak fantastik kompozisyonlarını teknikteki ustalığıyla birleştiriyor.
Nazan Kuşçu ise, güçlü desen anlayışı ve özenli renk seçimiyle ürettiği resimleri, aldığı temel resim eğitiminin sağlamlığını yansıtıyor, özellikle az renkle oluşturduğu büyük boyutlu soyut çalışmaları ve kentlere dair açılımlar sunan özenli ve zengin renk-biçim düzenlemeleri ile biliniyor.
Türkiye’de sanata, sanat nesnesine yatırım yapan her kesimden insanı ve kurumu bir araya getirecek olan All Arts İstanbul Sanat Fuarı, 18-21 Nisan tarihlerinde, İstanbul Kongre merkezi’nde Marjinart Gallery, modern ve çağdaş sanatların sergileneceği galeriler bölümünde 106 nolu standa olacak. www.marjinartgallery.com, www.allartsistanbul.com
22 Aralık 2012 Cumartesi
Türk İllüstrasyon Kataloğu Çıktı.
Alternatif Yayıncılık tarafından 395 aktif Türk illüstratörünün 1622 eserine
yer verilen katalog iki cilt ve 592 sayfadan oluşuyor.
Benim de exlibrislerimden bir bölümüyle yer aldığım kataloğu temin etmek için;
alternatif@grafikkitaplari.com adresine mail yoluyla ulaşabilirsiniz....
7 Aralık 2012 Cuma
Metal Kalıp Exlibrislerim...
Çinko ya da bakır kalıp kullanarak ürettiğim exlibrislerimi, ince çizgisel çalışmalar,
yumuşak dokular ve linol kalıplardan daha yüksek tirajda üretebildiğim bir teknik olması nedeniyle tercih ediyorum.
En klasik gravür metodlarından biri olan metal kalıplı çukur baskı tekniği,
renk kullanımında zorluklar içerse de doku anlamında zengin yelpazeli bir içeriğe sahip. Kalıp oluştururken kullanılan pek çok farklı teknik, kimya ve fizik kurallarına aşinalık gerektiriyor. Sanatın en bilimsel alanlarından biri bence...
Aşağıda metal kalıp exlibrislerimden örnekler ve yaratım aşamasında beni tetikleyen öyküleri bulacaksınız...
Rüya Kendiroğlu için tasarladığım exlibris...
Rüya bebek, uzun bir aradan sonra kucağıma alıp koklama
şansım olan ilk bebekti.
Bebeklerin cennet gibi koktuğu söylenir, gerçekten minik bir
canı kucağınıza alıp nefes alışını izlemek bile insanın tadabileceği en güzel
duygulardan biri olsa gerek.
Cennet kokulu Rüya bebeği gördükten kısa süre
sonra çizdiğim desen
ondan başkasına ithaf edilemezdi…
İki sevgili dostumun kızı Rüya Kendiroğlu için yaptığım bu
exlibris bana Çin’de düzenlenen San Min Cup 2011’de mansiyon ödülü kazandırdı.
Bebekler şansıyla doğar derler, bana getirdiği şans gibi onun da
ömür boyu
şansı bol olsun…
Kayınpederim Ahmet Gökçen için tasarladığım exlibris...
Anadolu Hisarı Kalesi'nin yapımı için görevlendirilen atalarından bu yana,
uzun bir tarihi, kürek çekerek geçirdiği gençliğinde ve
çocukluğunda boğazda yaşanan hayatı
ve hala canlı bir örneği olduğu "İstanbul Beyefendisi" modelini gıpta ederek izlediğim ve
dinlediğim kayınpederime olan saygı ve sevgimin
göstergesi olması için çalıştığım bir exlibris.
Tasarım aşamasında, eski İstanbul gravürleri hakkında
yaptığım araştırma sonucunda ortaya bu exlibris çıktı...
Sayın Nedim Gürsel'in "Allah'ın Kızları" kitabından esinlenerek tasarladığım exlibris.
Beni çok etkileyen bu kitap, hakkında çok tartışılan bir eserdi.
İlgimi çekmesinin en büyük nedenlerinden biri, hiçbir tabuya pirim vermeden
ama hiç de saygı sınırını aşmadan yazılmış, çok samimi bir kitap oluşuydu.
Tarihteki olay ve kişilerle empati kuruşu ve onların herbirinin dilinden,
o günün koşullarına ithafen anlatılan öyküsü beni o kadar etkiledi ki
ortaya kitabın bende bıraktığı etkiyi anlatan sembolik ögeler içeren bu exlibris çıktı...
Ayşen Erte için tasarladığım exlibris...
Yaptığım ilk exlibris olan bu çalışma, gravür hocam ve
sevgili dostum Ayşen Erte için hazırladığım desenlerden seçtiğim bir
çalışmaydı. Ayşen Hanım, DGSA’dan yeni mezun olduğu yıllarda çiçeği burnunda
bir sanatçı olarak Azra Erhat’ın meşhur “Mavi Yolculuk” ekibine katılma fırsatı
yakalamış ve bu deneyimini öyle keyifle anlatmıştı ki, etkisinde kalmamak
mümkün değildi. Ülkemizin cennet köşelerini, doğayla tarihin iç içe geçtiği
muhteşem mavi yolculuk rotalarını ve bu süreçte deneyimlediği, gerçek çevre dostu
yaşam tecrübesini anlattığında bir anda gözümde mitolojik kahramanlarla dans
eden bir denizkızına dönüştü. Bu düşüncenin pek çok desen araştırmasını
yaptıktan sonra gördüğünüz exlibrisi iki kalıpla çalıştım.
Minik kızım Eda için tasarladığım exlibris; Butterfly Kisses...
Öpmeye kıyamadığım kızım için ( hani bebekler koklanır ya...) çalıştığım bu deseni,
aynı bir kelebek öpücüğü gibi nazik bir teknik olan "dry point" tekniği ile kalıba döktüm.
Düşünceden üretime her aşaması "kıyamamak" üzerine kurulu zarif bir iş çıktı.
En azından benim için...
Sevgili oğlum Esat için tasarladığım exlibris; Mystic Letter...
Oğlum yaratıcılığı, nezaketi, detaycılığı ve enteresan konulara duyduğu derin merakı ile
aynen bu kalıptaki karekter gibi... Sessizce incelediklerini, ince esprilerle anlatıyor.
Onun için tasarladığım bu exlibris en sevdiklerimden...
Ablam Oya Kizir için çalıştığım exlibris; Away From My Castle...
Çocukluğumdan beri cesareti, ataklığı ve çılgınlığı ile
beni çok etkileyen bir kişiktir ablam.
Bütün bunların sonucunda bir gün bu desen çıkıverdiğinde,
işte o dedim: O benim ablam!
Kendi adıma yaptığım ikinci exlibris; Tales of Flower Fairies...
Bu deseni çalıştığım sıralarda "Floral Masallar" serisi resimlerimi yapıyordum.
Bitkilerin ve çiçeklerin beni çok etkilediğini söylemeliyim.
Pek çok canlıya ev sahipliği yapan ve onları besleyen bitkilerin de bizler gibi
ruhu ve kişiliği var mıdır? Varsa ne düşünürler? Hep merak etmişimdir.
Gizemli bulurum bitkileri. Bu desen de bitkilere duyduğum hayranlığın ve merakın
bir ifadesi olarak benim adımı taşıyan bir exlibrise dönüştü...
Sevgili ilkokul öğretmenim Tülay Ak için çalıştığım exlibris; Waterfall...
Adı gibi, şelale gibi biz öğrencilerine aktardığı bilgi, görgü ve sevgiyi anlatmak istedim.
Hayatım boyunca hep önemli kararlarımda danıştığım,
yanımda olmaktan mutluluk duyan öğretmenim, yıllar sonra nikah şahidim de olmuştu.
İki kişinin bir olduğu ay figürü bunu anlatır...
Rahmetli Sabiha Esener için tasarladığım,
malesef vefatından sonra çalışabildiğim için
kızı, Sayın Oya Eczacıbaşı adına yaptığım exlibris; The Roots...
Gerçek bir İstanbul Hanımefendisi olan Sabiha Hanım'ı tanımış olmaktan gurur duyuyorum.
Köklerine bağlı, üretken ve fedakar kişiliği ile örnek bir insandı.
Aynı köklerden gelen kızı Oya Hanım da
hem ailesi hem de ülkesi için önemli misyonlar üstlenen, örnek bir insan...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















